Skip to content
← Back to Blog
zihin-ve-farkindalik 5 min read ✍ Gülay Okuyucu

UYAN ARTIK / Elif Leyla Cİlasun

UYAN ARTIK / Elif Leyla Cİlasun

UYAN ARTIK!!!

İnsanlar hayatın içindeyken, kendini bilmezken dışarıda yaşanan olayları yorumlar, yargılar, değerlendirir ve bu değerlendirmeler üzerinden kendince senaryolar üretir. Sözüm ona “entelektüel” olacağım düşüncesiyle, durumlar konuşulurken benim de bir fikrim olmalı zannıyla haberleri, gündemi yakından takip ettiğini sanır; oysa kendi iç dünyasının yansımasının “gündem” adı altında karşısına çıktığını idrak etmez.

Bir insanın iç gündemi neyse, dışarıda ilgisi de o yöne akar. İçinde savaş olan, yani kendiyle çatışan insan, sürekli savaş haberleriyle meşgul olur. Kendi Hakk’ını idrak etmeyen, haksızlığa uğrayanları izler. Kendi değerini cebindeki parayla ölçen, ekonomi haberlerine yönelir… Uzar gider bu gündemler.

Ey insan, uyan artık!
Dışarıda ne ile meşgulsen ve hangi durumlar, hangi kişiler seni sıkıntıya sokuyorsa; sende olanı sana göstermek için sahneye çıkan birer oyundur. “Allah oyun kuranların en hayırlısıdır” denilmemiş midir? Ya da “Ben kulumun zannı üzereyim” dememiş midir Rabbimiz?

İnsan; kıskançlık, haset, nefret, yetersizlik, değersizlik gibi duyguları karşısında gördüğünde hemen yargılar, suçlar ya da arkasından konuşur. Oysa insanın bu duyguları tanıyabilmesi için onların bir şekilde kendisinde de bulunması gerekmez mi? Yoksa nasıl tanıyıp isim verebilir?

İşte insanın kabul etmediği, yanlış gördüğü, yargıladığı, eleştirdiği ne varsa; aslında kendinde bunu görmesi ve kabul etmesidir mesele. Nefis, ego, zihin… adına ne dersen de. Nefse ağır gelen, onu kıran şey de tam olarak bunların gün yüzüne çıkmasıdır.

Bu yüzden insana sıkıntı ve kırılma gibi gelen her olay, nefiste bir çatlak oluşturur; Tekbir olan hakikatin insanda tecelli etmesi içindir.

İdrakle yürüyene;
her yol hakikattir,
her söz hakikatindir,
her olay hakikattendir…

ELİF LEYLA CİLESUN

Loading...

Author

Gülay Okuyucu

View Profile →