Skip to content
← Back to Blog
zihin-ve-farkindalik 5 min read ✍ Seçkin Zenginler

Uyanış Bir Kazanım Değil, Bir Hatırlayıştır /Seçkin Zenginler

Uyanış Bir Kazanım Değil, Bir Hatırlayıştır /Seçkin Zenginler

Uyanış Bir Kazanım Değil, Bir Hatırlayıştır 

Biliyorum artık bir şeylerin farkındasınız ama o oluş haline geçmek istiyorsunuz. Filanca kişi nasıl uyanmış, hangi yollardan geçmiş vs. vs. kafanızı birçok şey kurcalıyor biliyorum.

Öncelikle herkesin yolculuğu farklıdır. Burada acele eden, hemen bir şeyler olmasını isteyen; egonun spiritüel kimliğe bürünmüş halidir ve bütün kimliklerinden çok daha tehlikeli bir haldir bana göre. Bu hal de “BEN artık oldum” halidir. Aslında olan bir hal yoktur; egonun yeni bir kimliği oluşmuştur artık, paralel evrenlerde dolanıyordur, katman katman geziniyordur.

Daha doğrusu gezdiğini zannediyordur...

Çünkü zihin deneyimi sahiplenmek ister. “Ben yaşadım”, “Ben gördüm”, “Ben idrak ettim” demek ister. Oysa hakikat sahip olunacak bir deneyim değil, zaten içinde olduğumuz zemindir. O zeminden kaçıp tekrar deneyim kovalamak, çölün ortasında su resmi çizmeye benzer.

Sevgili arkadaşlarım bana göre en büyük uyanış, kafamızın içinde konuşan sesin idrakidir. Düşüncelerimizin gözlemlenmesi ve o düşüncelere tutunmamamızdır. O sesi susturmaya çalışmak değil, onun sadece bir ses olduğunu fark etmektir. O ses siz değilsiniz, siz o sesi fark eden farkındalıksınız.

Hiçbir şey için acele etmeyin, ne olması gerekiyorsa o olacak zaten. Çay bile demlenince güzel oluyor değil mi? Basit düşünün biraz. Zihin her zaman her şeyin zor bir şekilde olacağını düşünür. Oysa hakikat çok basittir, o kadar basittir ki zihin onu karmaşıklaştırmadan kabul edemez.

Önce bu dünya boyutunun tadını çıkartın. “An” da olma egzersizleri yapın. Yürürken yürüyüşü fark edin, su içerken suyu fark edin, konuşurken kelimelerin arasındaki sessizliği fark edin. Her şeyin “Bir” den geldiğini, hakikatin bir sureti olduğunuzu unutmayın.

Uyanmak bir şeyi başarma arzusuyla oluşmaz; o arzu “ego “nun arzusudur. Uyanış bir kazanım değildir, bir kaybediştir. Fazlalıkların, hikâyelerin, kimliklerin yavaş yavaş düşmesidir.

Hepimiz ruhani varlıklarız zaten, doğal olarak uyanığız ama bunun farkında değiliz. Aradığınız şey sizden ayrı değil. Sadece bakış yönü değişiyor. Dışarıdan içeriye, zihinden farkındalığa, arayıştan oluşa…

Ve belki de en güzeli şu:

Uyanış dramatik bir patlama değil, bazen çok sade bir fark ediştir.

“Ben zaten hep buradaydım.” deme hali…

Sevgiyle.

Seçkin Zenginler

Loading...

Author

Seçkin Zenginler

View Profile →